
Ben Safir’im. Dünyada asaleti ve gücü temsil ederim. Kralların, kraliçelerin yüzyıllardır beni seçmesi elbette tesadüf değil…Karanlık, kötücül ve büyüsel alanlarla ilgili beni hedef gösterenler var. Oysa bilmez misiniz ki dünyada iyilik kadar kötülük de vardır. Taşlardan korkmanıza gerek olmadığını artık biliyorsunuz. Biz taş halkıyız! İyiliği bildiğimiz kadar kötülüğü de biliriz. Çünkü dünyaya aitiz.

Ben Kalsedon’um. Kuvars’tır, Agat’tır ailem. Taş Halkı’ndanım. Türkiye’den yayıldım antik çağlarda dünyaya… Kadıköy limanlarından öyle çok taşındım ki ismim oralardan kaldı. Ben Kalsedon’um. Türkiye’nin kalbinden; mavi, mor, beyaz renklerden; derin derin acılardan gelirim.

Peridotum ben. Krizolit, Zebercet, Olivin… Taş Halkı’nın sakince anlatan, derslerini en iyi bilen, asil ve çalışkan çocuğu.

Biz mercanız. Denizlerin, okyanusların ağaçlarıyız ve topraktaki ağaçlar nasıl yılları sayıyorsa biz de günleri sayar, gövdemize bir halka ekleriz. Her gün! Zaman’ı sizden iyi biliriz. Tek tek sayar, kaydederiz.

Ben Kehribarım. Çam ağaçlarının milyonlarca yıldır toprakla yaşadığı aşkın sonucuyum. Bir baktım ağaç özüydüm. Reçineydim. Topraktaydım… Sonra amorf bir yapıda taşlaştım.

Kyanit’im ben. Dünya beni çok yeni tanıyor. Oysa ben sizi çok iyi tanıyorum. Kalbinizden geçen masmavi umutları çok iyi biliyorum. Umutlarınızı, dileklerinizi, en mutlu, umutlu hayallerinizi ilahi alana bağlıyorum.

Ben Selenit’im. Zarifliği yüceltmek, nezaketi korumak, iyiliği dengelemek benim işim. İşim bağlarladır. Sinir sisteminizle, https://www.tashalki.com/selenit/beyinden giden tüm sinyallerle… Kaslarla, ağrılarla… Tırnaklarla, saçlarla. Kemikleriniz için benden daha iyisini bulamazsınız. Saf bir kalsiyumu elinizde tutmak gibi…

Taş Halkıyız biz ve ben Lepidolitim. Kitap kitap, sayfa sayfa, dağlar ve dağlarca… Her bir minik ferdimiz, tek birinize ulaşıp, kalbinizin içinde o ani sevgi ışığını yakabilmek için…

Ben Sodalitim. Kraliyet rengi olarak bilinen muhteşem çivit rengimle, bu dünyanın en alkali topraklarında bulunabiliyorum. Herkese ulaşabilmek adına ucuz olsam da, zannedildiği kadar kolay bulunmuyorum.

Ben Obsidyenim. Volkanların, kaynayan minerallerin, lavların içinden geçmek ne demek bilir misiniz? Bir an yanıyordum, sonra bakmışsınız soğumuşum. Ateş olmak, yanmak, bambaşka bir şeyken, bir başka şeye dönüşmek…

























