Prasiolit

#YeşilAmetist kullanımını çok duyuyorum. Bir kuvars Kristali çıkarıldığı haliyle mor renkteyse #Ametist, yeşil renkteyse #YeşilKuvars yani #Prasiolit ismini alır. Dolayısıyla Yeşil Ametist diye bir şey olamaz. Bu şekilde satış yapan bir dükkandaysanız bilin ki o satışçı da taşlar hakkında fazla bir şey bilmiyordur.

Taşların doğru adlandırılması veya yanlış bilinen doğrulara sürekli yer veriyorum. Şifa çalışmalarım daha gizli, gizemli, öyle herkese anlatılamayan, daha kişiye özel çalışmalar olduğundan durum böyle… Onlar bu dünyanın mucizeleri… Şifa çalışmalarımın vazgeçilmez odak noktaları… İyi ki varlar…

Topaz

#Topaz taşı benim için, güç algısını dengelemek için bu dünyaya gelmiş taşlardandır. Gücü öğrenmesi gereken herkese zarafetle yardımcı olur. Güç; iktidardır, kudrettir, bilgidir ve bunların hepsini doğru amaç için içten gelen bir iyi niyetle kullanmayı seçmektir. Örneğin benim için iyi insan tanımı; ”Her türlü kötülüğü yapmaya muktedirken, elinde o güç ve imkan varken iyiliği tercih etmektir” Başka seçeneği yokken veya onaylanma kaygısıyla iyiliği herkes yapar çünkü.


Topazı, tehlikeli güç kavramını dengelemek amacı sebebiyle pek severim. Kendisi ayrıca zihinsel aktiviteyi hafifletir, özgüvenimizi onararak bizi bütünleştirir. Ayaklarımızı sağlamca yere basmayı, aile unsurlarını şifalandırmayı, fazla havai insanları bir amaca bağlamayı pek seven bir taştır kendisi.


Tüm topazların sarı olduğuna dair yaygın bir yanlış anlama vardır. Topaz yaygın olarak renksiz veya soluk renklerdedir. #imperialtopaz harika bir sarıdır. Piyasada oldukça pahalı fiyatlara alıcı bulan görseldeki capcanlı mavi topazlar da, sizi hayal kırıklığına uğratacağım ama, radyasyonla renklendirme işlemi görmüş topazlardır. Doğal mavi topaz oldukça nadir bulunur. Yani diyebiliriz ki piyasadaki mavi topazların %99’u radyasyon işlemiyle o rengi almıştır.
#skybluetopaz #babybluetopaz #swissbluetopaz #londonbluetopaz renkleri mavi topazlar arasında yoğun şekilde kullanılan terimler olup, aralarında en pahalısı London Blue Topaz’dır.


Mavilere odaklandık fakat bitirirken çok sevdiğim #MysticTopaz Türkçesiyle #mistiktopaz ın da yine maalesef doğadan öyle çıkmadığını, film kaplaması gibi bir işlem sayesinde son halini aldığını belirtmeden geçemeyeceğim.
Boyansa, işlem görse, kaplansa ve yıkanıp yağlansa da biz taşları seviyoruz ne yapalım 😍 Yapılan işlemlere rağmen taşlar enerjilerinden bir şey kaybetmezler. Üzülüp taşlarınızı bir köşeye atmayın…

Yıldız Taşı

Bugün size üzücü bir haberim var. #yıldıztaşı aslında doğal bir taş değil! 

Birçok yerde şifa özelliklerini, faydalarını okuduğumuz taşların aslında gerçek olmadığını bilmek hiç güzel bir his değil biliyorum. Taşların gemolojik özellikleriyle ruhsal özelliklerini ayırmadan anlatan bir hesap burası biliyorsunuz. Sentetik taşlar da enerji anlamında his verir. Zira bir fabrikada üretilmiş olsalar da, doğadaki bir kimyasal formülü taklit ederler diyerek sizleri azıcık da olsa teselli etmek isterim 🙂

Yıldız taşı dediğimiz taş, doğadaki Aventurin taşını taklit etmek amacıyla üretilmiştir. Aventurin dünya literatüründe hem plajiyoklaz feldspat hem de kuvars grubunda yer alır. Dünkü Labradorit yayınımdan hatırlayan uyanık öğrencilerimin bunu sormasını beklerdim o yüzden siz sormadan yanıtlamak istedim 🙂

İçindeki mikaşist parıltılar aventurine o tatlı parlaklığını verir. O öyle güzel bir parıltıdır ki, insanoğluna şöyle dedirtmiş olabilir; “girip fabrikaya şu aventurini biz üretsek, içindeki parıltıyı da artırsak olmaz mı ya?”

İşte böyle sevgili takipçilerim. Yıldız Taşı diye bildiğiniz taş sentetiktir. Elinize aldığınızda yine de tatlı ve güçlü bir enerjisi olması sebebiyle severek kullanmanızda bir sakınca yoktur. Tek derdimiz, bu taş doğalmış gibi davrananlarla olabilir. Yıldız taşı gerçektir, İngilizcesi de #sandstone dur diyenlerle karşılaştım. Sand Stone yani kumtaşı başka bir oluşum yani başka bir taş. 

Yıldız Taşı diye bildiğimiz sentetik aventurin taşını öğrenmek için Google’a “synthetic aventurine” yazmanız yeterli. 

Bunları bilelim çünkü bizim işimiz görmezden gelmek değil. Olanı saptırmak değil. Doğruyu öğrenmek!

#taşhalkı #tashalki #şifacı #şifacılık #sifa #sifacilik #aventurin #kumtaşı #sandstone #kolye #küpe #yüzük #kuyumculuk #kuyum #ruhsal #ilahi #spiritüel #karma #çakra #çakralar #aura #eterik #eter #mutluluk #huzur #yaşam #enerji #bioenerji #reiki #nlp #holistikşifa #syntheticaventurine

Taş Şifası ve Şifacılığı Hakkında…

#Spiritüel dünyada şifacılıkla ilgilenen herkes bilir ki, soyut kavramları somutlaştırarak anlatmak zordur. Enerji, çakralar, fiziksel beden haricindeki bedenler, hastalıkların duygusal nedenlerini kavrama ve dönüştürme çalışmalarının hepsi, inançla açıklanan, delillendirilememiş kavramlardır. 


Fiziksel dünyadan somut bir örnek gösterin diye sorduğumuzdaysa çoğu insanın ilk aklına gelen kelime “taş” olacaktır. Bu kadar gözle görülür, bu kadar bu dünyaya ait, bu kadar başlangıçtan beri var olan taşların şifaya dair kullanımlarıysa kadim çağlardan beri sürüp gelmektedir. Atlantis medeniyetlerinde kullanılan kuvarsların enerjiyi ve bilgiyi depolayıp aktarmasından tutun da, Mısır Medeniyetinde inisiyasyon amacıyla kullanılan taşlara, Anadolu’da şamanların yağmur yağdırmak için kullandıkları söylenen Yada Taşı’na uzanan mistik bir kökeni vardır taşların. 


Bugün taşların şifa etkisi bilimsel olarak hala kanıtlanamamıştır. Kanıtlanamamış olması bir bilgidir. Ancak bu bilgi, taşların şifa etkisi yok demek değildir. Düşünecek olursak ünlü psikolog Sigmund Freud olmasaydı bugün Psikiyatri, Tıp Bilimine dahil edilmemiş, şarlatanlık olarak düşünülen bir branş olarak kalacaktı. 


Benim savunduğum şey, taşların enerji yoğunluğu ve varoluş amaçları sebebiyle insanların enerji alanlarını iyileştirmekte kullanılabilecek en mükemmel enerji formları olduklarıdır. Taşlar ilkdoğan enerji formlarıdır. İnsanlara ulaşmak isterler. Yaşlısı vardır, genci vardır. Üzerinde; çıkarıldığı toprağın, dere veya nehir kenarının etkisi vardır. Yaşayan ve fakat sabırlı, duran, açığa çıkmayı, fark edilmeyi bekleyen şahane enerjileri vardır. 


Ezbere ilaç kullanılamayacağı gibi, burca göre, hastalığa göre, çakralara göre, renklere göre ezbere taş kullanılamaz. O halde kişiye göre yapılan her çalışmada da, çakra dengelemesi, hastalıklar, atalar kaydı, element uyumu ve enerji alanları bütününe bakılarak anlaşılan taş, o kişi için en mükemmel şifacıdır. 


Gelelim taş şifacılığı konusuna. Bugün dünyada #crystalhealing ülkemizde de #taşşifacılığı olarak bilinen ve yayılan konuda çalışan çoğu insan, pandülle taş belirler. Sarkaç olarak da bilinen pandül yani radyestezi sisteminin doğruluğu veya yanlışlığı konusunu yorumlamayacağım. Çünkü bu konuda eğitimler almama rağmen ben olaylara sadece taş açısından bakıyorum. “Taşlar pandül olmak istemiyorlar”.

Bendeki bilgi bu. Yani, ağaç şifacısıysanız ağaçla bağ kurarsınız, hayvan şifacısıysanız hayvanlarla bağ kurarsınız, taş şifacısıysanız taşla bağ kurarsınız. Taş şifacısı olup pandülle taş belirliyorsanız siz pandül şifacısısınız demektir. Pandülünüz olmadığında danışmanlık veremiyorsunuz demektir. Bilmem anlatabiliyor muyum? Şifacılık üzerine yani hislerinizle doğruyu bulmak üzerine bir çalışma içindeyseniz, aracınız kendi bağlarınız olmalıdır.

Taşlar Canlı Mı?

Size çok temel bir fen bilgisi olan “varlıklar” konusunu hatırlatmak istiyorum.

Yaşadığımız çevrede beş duyu organımızla algılayabildiğimiz her şeye varlık deniyor ve varlıklar canlı cansız varlıklar olarak ikiye ayrılıyordu. İnsanlar, bitkiler ve hayvanlar, hareket edip, beslendikleri, büyüyüp geliştikleri, solunum yaptıkları ve çoğaldıkları için canlı; eşyalar, hava, su, ateş, toprak ve taş bu sayılanları yapamadıkları için cansız varlıklar olarak kategorize ediliyordu. 

Şimdi bu bilgiyi hatırladık mı?

Harika ?

Hemen şahane başka bir bilgiye geçiyorum.

Toprak nasıl oluşuyor hiç düşündünüz mü? Tüyleri diken diken eden bir şey! 1 cm. kalınlığında bir toprak tabakası oluşturabilmek için ortalama 500 yıl gerekiyor!

BEŞ YÜZ YIL! Toprağın ana kaynağı da “taşlar” üstelik. Taşların fiziksel ve kimyasal çözülmesi sonucu oluşan parçaların arasına, bitki ve hayvan kalıntılarının karışmasıyla toprak oluşuyor.

Toprak, içerisinde çeşitli mineraller, canlı organizmalar, organik maddeler, hava ve su bulunduran bir örtü.

Topraktan gelmeyen ne var?

Ben düşünememiş olabilirim. Haydi ihtimalen diyeyim ki neredeyse her şey topraktan geliyor.

Biz bile…

Toprak da taştan oluşuyor!! O halde şimdi ilk bilgiyi tekrar düşünebilir miyiz? 

Taşlar;

  • hareket edemedikleri, (oysa sadece kendileri hareket etmiyor, yerküreyi hareket halinde tuttukları için hayatta olmamızı sağlıyorlar. Bkz. Tektonik hareketlerin tümü, depremler, volkanik faaliyetler…)
  • beslenemedikleri,
  • büyüyüp gelişemedikleri!!!! (toprağı oluşturuyor ve yine yaşam için ne varsa bizi besleyecek onu bize hayat kaynağı olarak sunuyorlar),
  • solunum yapamadıkları (tüm elementlerle daimi temas ve dönüşüm halindeler),
  • çoğalamadıkları!!! (hemen her şey taştan çoğalıyor)

için “cansız” varlıklar mıdır?

Gerçekten mi?

İnsanın içindeki taş bilgisini uyandırmak kavramı azıcık da olsa kafanızda canlanıyor mu?