
Ben Selenit’im.
Taş Halkı’yım, Taş Halkındanım.
Ay Tanrıçası Selene’den almışım ismimi. Kar gibi bembeyaz… Saflık, temizlik, huzur ve dinginlik dolu.
Ben Selenit’im.
Kalsiyum Sülfat mineraliyim. İçimde Selenyum olduğunu zannedenler yanılıyor. Bu sanırım sadece isim benzerliği…
Ben Selenit’im. Beyaz halim ışığın en saf haliyse; Turuncu Selenit; sıcak, sevecen ve koruyucudur. Turuncu renge sebep; demir oksittir.
Işıklar önemlidir. Güneş ve Ay. Ay’ın şifası, nazik dokunuşu yüreğimdedir. Sembolleştirdiğiniz her şey gerçekliği yaratır, şekillendirir. Bunun hem farkında hem değilsiniz.
Bir Selenit’e baktınız mı? Beni hiç gerçekten gördünüz mü? Dalga dalga, levha levha, tel tel… Ağlar, bağlar ve iplikler… İpeksi, lifli, kırılgan ve narinim. Hiç öyle değilmiş kadar güçlü bir ağrı kesici, kas gevşeticiyim.
Tüm ritüellerinizi güçlendiririm. Niyetinizi sezer ve yüreğinizle, ruhunuzla konuşurum.
Ben Selenit’im. Zarifliği yüceltmek, nezaketi korumak, iyiliği dengelemek benim işim. İşim bağlarladır. Sinir sisteminizle, beyinden giden tüm sinyallerle… Kaslarla, ağrılarla… Tırnaklarla, saçlarla. Kemikleriniz için benden daha iyisini bulamazsınız. Saf bir kalsiyumu elinizde tutmak gibi…
Bembeyaz saflığımla, iyiliğin özünden sözlerimle, sizi ilahi alana müthiş bir süratle bağlarım.
Ben Selenit’im.
Taş Halkı’yım Taş Halkındanım.
Mitolojilerin, efsanelerin, masalların çağından, en teknolojik olana; zaman yolculuğunuzda ruhunuzu koruyanım.
Bir uçtan diğerine… Savrulmanızı önlemek için. Varlığı ve masalları hatırlatmak için.
Hep buradayız. Hep burada olacağız.
Sevmeyi onurlandırmak için.



